karıştıran deneyim

dünya dün olduğundan daha kötü bir yer değil. herkes yalan söyler. küçük avantajların peşinden koşarken büyük başarılardan olabilirsiniz. gün sonunda yapmadıklarınla değil yaptıklarınla yargılanırsın. kanıt yoksa suç da yoktur. kalıcı reklam başarısı diye bir şey yoktur. bilge her şeyi bilmez, sadece ahmaklar herşeyi bilir. avatar bir anime değildir. yaratıcılık, bildiğiniz iki şeyi bilmediğiniz bir şekilde… Continue reading karıştıran deneyim

süreç yönetiminde 6 noktanın gizemi

bu yazı ilk 8 mayıs 2007 tarihinde yayınlandı. iş hayatıma bu günlerden yaklaşık 3 yıl önce bir danışmanlık şirketinde başladım. işlerimizden biri de süreç yönetimi ve iyileştirmesiydi. bu nedenle bir sene bir ay boyunca o şirket senin bu şirket benim kendimi süreç haritası çizmeye ve süreçlerdeki aksaklıkları bulmaya adadım. bu süre boyunca gözlemlediklerimi şu şekilde… Continue reading süreç yönetiminde 6 noktanın gizemi

farklılıklardan değer yaratmak

sony eurasia genel müdürü mohsen noohi yıllar önce sony’de çalışmaya başlamasının nedenini şöyle açıklıyor; “sonunda sony’de çalışmaya karar verdim. çünkü sony’nin operasyon şekli düşünceme daha uygundu. kendi yolunuzu bulmanıza imkan tanıyordu. p&g’nin yılların deneyimiyle oluşturduğu belirli kuralları vardı. sony ise çok taze ve yeniydi. sony’nin ingiltere’deki genel müdürü “insanların kendileri olmasını ve sony’ye kendi yollarıyla… Continue reading farklılıklardan değer yaratmak

üçlü gerçeklik filtresi

bu yazı ilk  28 mayıs 2007tarihinde yayınlandı. define: socrates | ancient athenian philosopher; teacher of plato and xenophon (470-399 BC) üçlü gerçeklik filtresi deyimine tam olarak nerede rastladığımı hatırlamasam da çok hoşuma gittiğinden kırmızı defterime not almamayı unutmamışım. üçlü gerçeklik filtresini  kabaca  şu şekilde tanımlayabilirim; socrates, birinin ona bir şey demek istemesi üzerine onu durdurup… Continue reading üçlü gerçeklik filtresi

zuckerberg manifestosu

baştan uyarayım; gayet önyargılı bir yazı okuyacaksınız. mark zuckerberg, facebook kurucusu ve nam-ı diğer "insanlığın en büyük birleştiricisi" yayınladığı manifestoyla oldukça gündem yarattı (türkiye'de gündem üzerine gündem olmasının yanı sıra çok da uzun bir içeriğe sahip olduğundan burada pek dikkat çekmediğini söylesek yeridir). zuckerberg, uzun zamandır dünyayı kurtarma rolünü üstlenmeye hazır olduğunu bize çeşitli yollarla anlatmaya çalışıyordu;… Continue reading zuckerberg manifestosu

ukalayım öyleyse varım

kelimelerin gücüne, isimlerin gücüne inanırım ben. bir miktar yerdeniz sosuna bulanmış olduğumu inkar edemem. ne de olsa bu konuyla ilgili kafamda ışık yanmasını sağlayan ilk kişi ursula le guin oldu. geçenlerde bir düşünceden diğerine serbest atlarken "ukala" kelimesine takıldım. çok kullandığım bir kelime de değildir ama takıldı işte; sonuçta kafanıza neyin takılacağını seçemiyorsunuz. önce ukala kelimesinin anlamına… Continue reading ukalayım öyleyse varım

kahrolsun bazı şeyler

arkasında pek de gelir modeli olmayan, öyle olağanüstü bir deha da barındırmayan ama  yapması & bakması keyif veren işleri seviyorum. bunlardan biri de  "startup fucking advice"  (türkçe dublajlı meali; "kahrolası girişim tavsiyeleri") (Efrain Ayllon Roa). favorilerim; Fucking test everything. Don't ever fucking give up! (Unless it's fucking time to give up...) Know what your fucking… Continue reading kahrolsun bazı şeyler

pazarlama “her şeydir”

bu başlığı daha önceden başka bir yerlerde de kullanmış olabilirim, hatırlamıyorum. ama neyse konumuz bu değil zaten. pazarlama ile ilgili en büyük yanlış, pazarlamanın sadece tek bir kişinin ya da birimin sorumluluğunda olduğunu düşünmek. kim demişti hatırlamıyorum ama pazarlama gerçekten pazarlamacılara bırakılmayacak kadar önemli. insanların pazarlamanın nerede başlayıp nerede bittiğini hala anlamıyor olması üzücü. oysa cevap… Continue reading pazarlama “her şeydir”

ruhunu unutmak

ben çok yazdım, çok yazarım. çoğu önemli şeyler üzerine değil. yazmış olmak için yazdıklarım da var ama bunlara eğlenceli alıştırmalar gözüyle bakıyorum. ne diyordum, çok yazarım... 2004'ten bu yana ağırlıklı pazarlama hakkında yazdım. çünkü seviyordum ve neyi severseniz onun hakkında konuşmak istersiniz. fakat bir noktada pazarlama hakkında yazamamaya başladım. kendimi ne kadar zorlasam da olmuyordu. o… Continue reading ruhunu unutmak

iş görüşmesi yapmak ya da yap(a)mamak

elimizdeki "ülke"yi az çok biliyorsunuz ve bazen iş bulmuş olmak için sevmediğimiz işlere girip çalışmak zorunda kalabiliyoruz; bu nedenle çoğu iş görüşmesinde işi ne kadar istediğimizi coşkuyla anlatırken  "aslında ben bunu istemiyorum" diye içeride bağrınan kişiyi susturmaya çalışıyoruz. üzerinde konuşmak istediğim şey bu değil. bu tamamen kişisel bir durum ve ben de ilk işime ayıla bayıla… Continue reading iş görüşmesi yapmak ya da yap(a)mamak