kahve kupalarıyla atletik vücutların mücadelesi; bir instagram hikayesi

günlük 400 milyon, aylık 600 milyon aktif kullanıcısıyla instagram önde gelen popüler sosyal ağlardan biri. akıllı telefonların yayılması mı instagram'a yayıldı yoksa instagram gibi uygulamalar yüzünden mi akıllı telefonlara rağbet arttı bilemiyorum ama instagram'ın hayatımızda köklü değişikliklere sebep olduğunu düşünmek için yeterli sebeplerim var. aşağıda gördüğünüz şubat'17 rakamlarına göre instagram'ın en popüler marka hesapları*; ilk… Continue reading kahve kupalarıyla atletik vücutların mücadelesi; bir instagram hikayesi

bok

bu yazı ilk 18 eylül 2008 tarihinde yayınlandı. pierre lemonnier’den; “bir okuyucunun dikkatini çekmek için iki sayfa üzerine boydan boya BOK yazmanız kafidir” doğru söze ne denir? dikkat çekici olmaya işe yarar olmaktan daha çok vakit ayırıyoruz sanırım. pazarlama içinde düşünürsek… reklamlarımızın başarısı artık sadece satışla veya müşteri artışıyla ölçülmüyor. dikkat çekici olması da yeterli.… Continue reading bok

karıştıran deneyim

dünya dün olduğundan daha kötü bir yer değil. herkes yalan söyler. küçük avantajların peşinden koşarken büyük başarılardan olabilirsiniz. gün sonunda yapmadıklarınla değil yaptıklarınla yargılanırsın. kanıt yoksa suç da yoktur. kalıcı reklam başarısı diye bir şey yoktur. bilge her şeyi bilmez, sadece ahmaklar herşeyi bilir. avatar bir anime değildir. yaratıcılık, bildiğiniz iki şeyi bilmediğiniz bir şekilde… Continue reading karıştıran deneyim

süreç yönetiminde 6 noktanın gizemi

bu yazı ilk 8 mayıs 2007 tarihinde yayınlandı. iş hayatıma bu günlerden yaklaşık 3 yıl önce bir danışmanlık şirketinde başladım. işlerimizden biri de süreç yönetimi ve iyileştirmesiydi. bu nedenle bir sene bir ay boyunca o şirket senin bu şirket benim kendimi süreç haritası çizmeye ve süreçlerdeki aksaklıkları bulmaya adadım. bu süre boyunca gözlemlediklerimi şu şekilde… Continue reading süreç yönetiminde 6 noktanın gizemi

farklılıklardan değer yaratmak

sony eurasia genel müdürü mohsen noohi yıllar önce sony’de çalışmaya başlamasının nedenini şöyle açıklıyor; “sonunda sony’de çalışmaya karar verdim. çünkü sony’nin operasyon şekli düşünceme daha uygundu. kendi yolunuzu bulmanıza imkan tanıyordu. p&g’nin yılların deneyimiyle oluşturduğu belirli kuralları vardı. sony ise çok taze ve yeniydi. sony’nin ingiltere’deki genel müdürü “insanların kendileri olmasını ve sony’ye kendi yollarıyla… Continue reading farklılıklardan değer yaratmak

üçlü gerçeklik filtresi

bu yazı ilk  28 mayıs 2007tarihinde yayınlandı. define: socrates | ancient athenian philosopher; teacher of plato and xenophon (470-399 BC) üçlü gerçeklik filtresi deyimine tam olarak nerede rastladığımı hatırlamasam da çok hoşuma gittiğinden kırmızı defterime not almamayı unutmamışım. üçlü gerçeklik filtresini  kabaca  şu şekilde tanımlayabilirim; socrates, birinin ona bir şey demek istemesi üzerine onu durdurup… Continue reading üçlü gerçeklik filtresi

zuckerberg manifestosu

baştan uyarayım; gayet önyargılı bir yazı okuyacaksınız. mark zuckerberg, facebook kurucusu ve nam-ı diğer "insanlığın en büyük birleştiricisi" yayınladığı manifestoyla oldukça gündem yarattı (türkiye'de gündem üzerine gündem olmasının yanı sıra çok da uzun bir içeriğe sahip olduğundan burada pek dikkat çekmediğini söylesek yeridir). zuckerberg, uzun zamandır dünyayı kurtarma rolünü üstlenmeye hazır olduğunu bize çeşitli yollarla anlatmaya çalışıyordu;… Continue reading zuckerberg manifestosu

ukalayım öyleyse varım

kelimelerin gücüne, isimlerin gücüne inanırım ben. bir miktar yerdeniz sosuna bulanmış olduğumu inkar edemem. ne de olsa bu konuyla ilgili kafamda ışık yanmasını sağlayan ilk kişi ursula le guin oldu. geçenlerde bir düşünceden diğerine serbest atlarken "ukala" kelimesine takıldım. çok kullandığım bir kelime de değildir ama takıldı işte; sonuçta kafanıza neyin takılacağını seçemiyorsunuz. önce ukala kelimesinin anlamına… Continue reading ukalayım öyleyse varım

kahrolsun bazı şeyler

arkasında pek de gelir modeli olmayan, öyle olağanüstü bir deha da barındırmayan ama  yapması & bakması keyif veren işleri seviyorum. bunlardan biri de  "startup fucking advice"  (türkçe dublajlı meali; "kahrolası girişim tavsiyeleri") (Efrain Ayllon Roa). favorilerim; Fucking test everything. Don't ever fucking give up! (Unless it's fucking time to give up...) Know what your fucking… Continue reading kahrolsun bazı şeyler

pazarlama “her şeydir”

bu başlığı daha önceden başka bir yerlerde de kullanmış olabilirim, hatırlamıyorum. ama neyse konumuz bu değil zaten. pazarlama ile ilgili en büyük yanlış, pazarlamanın sadece tek bir kişinin ya da birimin sorumluluğunda olduğunu düşünmek. kim demişti hatırlamıyorum ama pazarlama gerçekten pazarlamacılara bırakılmayacak kadar önemli. insanların pazarlamanın nerede başlayıp nerede bittiğini hala anlamıyor olması üzücü. oysa cevap… Continue reading pazarlama “her şeydir”