doğru bilinen yanlışlar, yanlış bilinen doğrular

Tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurta mı tavuktan?

Çok iyi bir ürününüz varsa genellikle ürün kendisini satar. Buraya kocaman bir AMA ve ardından da bir örnek koymak lazım.

Google arama motoru ilk çıktığında Yandex de dahil olmak üzere pazarda çok sayıda arama motoru vardı. Bunlardan Altavista’yı çok net hatırlıyorum; Yahoo’ya kıyasla Altavista’yı kullanmayı tercih ederdim (yaşımın ortaya çıkmasına rağmen bu bilgiyi sizlerle paylaşmamda bir mahsur görmüyorum). O dönem başka arama motorları da vardı.[i]

Dünyanın gerçekten Google’a ihtiyaç duyduğunu düşündüğünü sanmıyorum. Dünyanın Amazon’a da AliExpress’e de Über’e de ihtiyacı yoktu.

Ama birileri geldi ve pazarı tümden değiştirdi. Ürünleri GERÇEKTEN ÇOK İYİYDİ ve REKABET AZDI. Rakiplerini kısa sürede gölgede bıraktılar ve zirveye tırmandılar. İyi, çok iyi bir ürün kendini kullandırttığı gibi ağızdan ağıza etkisiyle hızlıca bir yayılım sağlar.

Ürününüzün gerçekten yukarıdaki markalar kadar iyi olması oldukça zordur; istisnai bir durumdan söz ediyoruz. Üstelik zamanlama – rekabet – fiyatlama gibi konularda da hedefi 12’den vurmanız gerekiyor. Örneğin Google arama başına bir ücret talep etseydi veya aylık abonelikle hizmet sunsaydı bu kadar büyüyebilir miydi? Bu sorunun cevabını hepimiz biliyoruz.

Size geneldeolan şeyi söyleyeyim; genellikle ürününüz ortalamadır, rakiplere kıyasla artıları eksileri vardır ama rakiplerinizi ezip geçecek bir üstünlüğü bulunmamaktadır. Siz de bu durumda rekabet etmeye başlarsınız.

İnsanlar genelde ürünlerini anlatırken konuşmaya şöyle başlarlar “pazarda böyle bir açık olduğunu fark ettik” – “insanların böyle bir ürüne ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz” – “insanların şu sorunlarını çözüyoruz” …

Genellikle “sanmalar” “düşünmeler” üzerine inşa edilen fikirler… Bir de ürünleri sadece sorunları çözdüğüne inandığımız için alsaydık toplam 100 parça eşyamız olurdu ya da olmazdı.

Yine de bunda yanlış bir durum olduğuna inanmıyorum. Bana sorarsanız ürün fikri bulmanın bir doğrusu yok ama bir ürün yaratmanın ve yaşatmanın doğruları var.

İyi bir ürün başarıyı getirdiği gibi kimi zaman başarı da sıradan bir ürünü başarıyla pazarlamaktan geçebilir.

dropbottle’ı duydunuz mu?

Duymadıysanız hemen özetleyeyim; web sitesinde“drink your vitamins” (vitaminlerinizi için) sloganıyla sizi karşılayan marka birbirinden çarpıcı ve havalı görsellerle size detox yapmanın yenilikçi ve eşsiz çözümlerini sunuyor.

2016 yılında Oprah Winfrey’in favorileri arasına giren dropbottle aslında sadece bir su şişesi.

Herhangi bir şişede, doğranmış sebze, meyve ve su ile yaratabileceğiniz karışımı, muadillerinden farklı olarak çarpıcı şekilde sergileyebilmenizi amaçlayan dropbottle pazarlamayı en iyi kullananlardan biri.

Şu sıralar mutsuz müşterilerle başı sıkıntıda olan firmanın geleceği ne olur bilmiyorum ama hala fazlasıyla talep görmeye devam ediyorlar.

[i]Ocak 1994 – Infoseek; Ocak 1994 – Altavista; Eylül 1997 – Yandex; Eylül 1998 – Google https://en.wikipedia.org/wiki/Timeline_of_web_search_engines