insan olmak…

size bugün engin geçtan'dan bahsedeceğim. geçtiğimiz sene bu dönemlerde olsa gerek, bir arkadaşım engin geçtan'ın "insan olmak" kitabını önerdi. yanında "bak oku mutlaka, muazzam" vb. şeyler de demiş olabilir, hatırlamıyorum. bir başka arkadaşım daha okumuştu o dönemlerde (zaten sonrasında üçümüz kendimize şaka yollu bir engin geçtan fan club kurduk). çok da uzatmayacağım, kitabı hemen okudum.… Continue reading insan olmak…

zuckerberg manifestosu

baştan uyarayım; gayet önyargılı bir yazı okuyacaksınız. mark zuckerberg, facebook kurucusu ve nam-ı diğer "insanlığın en büyük birleştiricisi" yayınladığı manifestoyla oldukça gündem yarattı (türkiye'de gündem üzerine gündem olmasının yanı sıra çok da uzun bir içeriğe sahip olduğundan burada pek dikkat çekmediğini söylesek yeridir). zuckerberg, uzun zamandır dünyayı kurtarma rolünü üstlenmeye hazır olduğunu bize çeşitli yollarla anlatmaya çalışıyordu;… Continue reading zuckerberg manifestosu

ukalayım öyleyse varım

kelimelerin gücüne, isimlerin gücüne inanırım ben. bir miktar yerdeniz sosuna bulanmış olduğumu inkar edemem. ne de olsa bu konuyla ilgili kafamda ışık yanmasını sağlayan ilk kişi ursula le guin oldu. geçenlerde bir düşünceden diğerine serbest atlarken "ukala" kelimesine takıldım. çok kullandığım bir kelime de değildir ama takıldı işte; sonuçta kafanıza neyin takılacağını seçemiyorsunuz. önce ukala kelimesinin anlamına… Continue reading ukalayım öyleyse varım

kahrolsun bazı şeyler

arkasında pek de gelir modeli olmayan, öyle olağanüstü bir deha da barındırmayan ama  yapması & bakması keyif veren işleri seviyorum. bunlardan biri de  "startup fucking advice"  (türkçe dublajlı meali; "kahrolası girişim tavsiyeleri") (Efrain Ayllon Roa). favorilerim; Fucking test everything. Don't ever fucking give up! (Unless it's fucking time to give up...) Know what your fucking… Continue reading kahrolsun bazı şeyler

kadın olmak

yaş kemale erince, bir de üstüne çalışan anne olunca, "kadın" olma mevzuu üzerine daha fazla kafa yormaya başladım. türkiye'de insan olmak yeterince zor değilmiş gibi üstüne kadın olmak daha da zor. gerçekten bu ülkedeki yaşam beni yoruyor. bir yanım mücadele etmekten vazgeçmiyor, insanların önyargılarıyla savaşmaya çalışıyorum, çevremdeki kadınlara başta iş hayatı olmak üzere destek olmaya… Continue reading kadın olmak

büyük şehrin büyük dramı

yazının vardığı bir sonuç yok arkadaşlar. baştan açık olayım. bugün üstüste 3 farklı insanla istanbul'dan kaçış muhabbeti geçince dayanamadım yazasım geldi (zaten başına ne geliyorsa dayanamadığından geliyordu). yazıdan çıkartacağınız tek sonuç "gaye şehri seviyormuş" olur. hala okumak istiyorsanız buyrun sizi buradan alalım. hani taksici arkasını döner ve o derin soruyu sorar ya "abla hepimiz istanbul'luyuz… Continue reading büyük şehrin büyük dramı

people will come ray

bugün bir sohbet sırasında hatırladım; her blog'uma eklediğim bir alıntı vardır düşler tarlası'ndan. şimdi tam yeri, tam zamanı   “Ray. People will come, Ray. They'll come to Iowa for reasons they can't even fathom. They'll turn up your driveway not knowing for sure why they're doing it. They'll arrive at your door as innocent as… Continue reading people will come ray

zaman

yine zaman algımı kaybetmiş olmalıyım ki uzun zamandır yazmadığımı yeni fark ettim. oysa bana daha iki gün önce yazmışım gibi geliyordu ve oysa en son 29 mart'ta yazmıştım. üniversite yıllarında ilerleyen teknolojinin hayatımızı ne kadar kolaylaştıracağından ve bize kendi hobilerimiz için ne kadar çok zaman kalacağından, daha kaliteli bir hayatımız olacağından konuşurduk. OLMADI. gerçekten neyi nasıl… Continue reading zaman

olmuyor

okuduklarımı, yapacaklarımı, yaptıklarımı, aranacakları, yazdıklarımı unutmamak için onlarca program denedim, deniyorum. ama bir türlü kağıt kalemin yerini tutmuyor. bugünlerde doğanlarda gelecekte durum nasıl olur bilemiyorum. kağıt kalemsiz yaşamaya benim gibilerden daha alışık olurlar mı acaba? nesil farkı diyeceğim, aklıma ilber ortaylı geliyor. kendisinin yazılarını hala daktiloda yazdığını okumuştum bir yerlerde. bende de var bir daktilo;… Continue reading olmuyor

beklenti

bir kaç gün önce elime eski günlüklerim & yazılarım geçti - daha doğrusu başka bir iş için gerekiyorlardı, arayıp buldum. çok çok uzun yıllardır yazı yazıyorum. ve yazdıklarıma bakarken unuttuğum ne kadar çok şey olduğunu gördüm. buna sebep yaşlanmak demeyelim de kafanın başka şeylere yer açması diyelim (tamam tamam bayağı bir yaş da aldım). yazılara… Continue reading beklenti