kitaplık

kitapları çok sevdiğimi söylemiş miydim? sanıyorum ikibine yakın kitabım var. kulağa çok güzel geliyor gerçekten.

yalnız son yıllarda içinden geçtiğim garip zamanlardan dolayı aldığım kitapların önemli bir kısmının ne olduğunu hatırlamadığım gibi kitaplığımdaki okumadığım kitapların sayısının da korkunçlu rakamlara ulaştığını fark ettim.

ama her şeyi geçtim uzun zamandır adam akıllı kitap okumuyor olmam rezalet gerçekten.

kendime kitap okuma görevi veriyorum.

okuduğum kitaplarla ilgili olarak da zaman geçtikçe bu post’u güncelleyeceğim. ne yazık ki kendime bu gibi görevler vermeden başaramadığım şeyler var. evet, acıklı…

20.03.2017 ekleme:

@alltheewereyda ile yazışırken fark ettim ki okuduklarımı unutmamak için yeniden not tutmaya dönmem lazım. özellikle referans kitaplar okurken kritik önem kazanıyor bu notlar.

neler okudum?

15.08.2016 güncelleme

chuck palahniuk – beautiful you 

gördüğünüz yerde KAÇIN

haruki murakami – sputnik sweetheart

bir murakami eseri gibi taze, hoş ve güzel

greg behrendt – he’s just not that into you 

geyik deyip geçebilirsiniz ama kadın – erkek ilişkilerine iyi ayna tutan bir kitap (en azından bunu 5 yıl önce okusaydım kafası daha rahat bir insan olurdum; özeti, seven insan emek verir)

11.01.2017 güncelleme

agota kristof – büyük defter, kanıt, üçüncü yalan

“büyük defter” bana hediye edildiğinde şüphelerim vardı ama bitirdikten sonra heyecanla diğer iki kitabı aramaya koyuldum.

serinin üç kitabı yeni basımlarda tek kitap olarak çıkıyor. okumasaydım çok şey kaybederdim.

whoopi goldberg – biri beni tamamlıyorsun derse kaç 

whoopi goldberg’in kitap yazdığını bir arkadaşım yayınevi (garaj kitap) kurana ve kitabı basana kadar bilmiyordum. okurken çok güldüm ve bana sorarsanız dünyanın her yerindeki kadın-erkek ilişkileri oldukça benzer, bir kez daha anladım.

21.02.2017 güncelleme

alfred bester – kaplan kaplan

muhteşem; “sarsıcı bir son” klişesinden kaçamayacağım. kitabın sonlarını özellikle sevdim. bir dönüşüm, gelişim, yok etme hikayesi.

kısa bir alıntı; “geleceğimi yok ettiğim şey belirleyecek” gully foyle

arthur c clarke – çocukluğun sonu

oldukça iyi. yer yer bana asimov’u hatırlatan bir kitap oldu.

adam phillips – freud olmak: bir psikanalistin gelişimi

aylar sonra nihayet bitirebildim; freud’un ilk dönemini anlamak için oldukça yararlı

gerd gigerenzer – sezgilerin gücü, bilinçdışının zekası

adı saçma bir gelişim kitabını hatırlatsa da kesinlikle değil. aksine oldukça fazla sayıda deney ve gözlem sonunda yazılmış, sezginin ne olduğunu, nasıl işlediğini anlatmaya çalışan bir kitap. bir kere daha okumayı düşündüğüm kitaplardan.

20.03.2017 güncelleme

g.k. chesterton – bay perşembe 

milliyet yayınlarından çıkan çok eski bir versiyonunu okudum; bazı yerlerde çeviri sıkıntısından söz edilmiş ama bendeki basımda böyle bir rahatsızlık hissetmedim. incile, anarşizme bol bol göndermede bulunan fantastik bir dedektiflik romanı.

pico iyer – sükunet sanatı

yaşam çok hızlı, çok yorucu; öyleyse hiçbir yere gidin. görselliğin ön planda olduğu bu kitap hayatımızdaki “yoğun olma” rahatsızlığına farklı bir anlatıyla çözüm getiriyor.

freud – kitle psikolojisi

le bon’un yazdığı bir makaleden başlayarak kitle psikolojisiyle ilgili bir çok makaleye yorum getiren freud’un bu kitabını hakkını vererek anlayabilmek için kendisinin birey psikolojisiyle ilgili yazdıklarını da okumak lazım. ama kitap, tahminimden daha çok ilgimi çekti.

29.04.2017 güncelleme

sam savage – firmin

ikinci kez okudum. bundan bile zamanında ne kadar sevmiş olduğumu anlayabilirsiniz.

georges perec – karanlık dükkan; 149 rüya 

kendimi georges perec’in aklında dolaşıyormuşum ve mahremine giriyormuşum gibi hissettim. bazı cümleler bir başkasının zihninden geçse de bu kadar tanıdık gelebilir mi?

philip k dick – sizi inşa edebiliriz

aramda sevgi – nefret ilişkisi olan sevgili dick, bu kitabıyla ilişkimizdeki beni “nefret” kısmından çıkarıp “sevgi” kısmına tam anlamıyla yerleştirdi. çok güzel kitap.

alan watts  – taoculuk, zen ve batı kültürü

alan watts’ı bulmaya giden yolu özetlemeye kalksam son 2 yılımı özetlemem gerekir. muazzam bir fikir adamı. yalnız türkçe başka kitabını bulamıyor olmam üzücü.

ve son aylarda başlayıp hala devam ettiklerim ki artık bu listeye odaklanıp daraltmam gerekiyor; kafa karıştırıcı olmaya başladı…

richard dawkings – kör saatçi

douglas hofstadter – i am a strange loop

neil gailman – kırılgan şeyler

arthur schopenhaur – insan doğası üzerine

john berger – ways of seeing

osho – seksten süperbilince

clarissa p estes – kurtlarla koşan kadınlar

robert mantran – osmanlı imparatorluğu tarihi

bir de dinazorun laneti var; “dinazorların destansı yolculuğu“nu binbir hevesle alıp bitiremedim bir türlü. okumaya başladığımda anında uykum geliyor. dinazorlarla ilgili bir çok şeyi hastalık derecesinde sevdiğim düşünülürse bu kitabı okuyamamış olmaktan dolayı çok utanıyorum.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s